İmam Azam Tesbih Duası ve Anlamı

İmam Azam zikri ve duası olan Sübhanel ebediyyil ebed arapça duasını derledik.
İmamı azamın bu duası birçok yönden önemli ve faziletlidir. Ayrıca bu duanın anlamını ve okunuşlarını’da derledik. Bu nedenle kişinin niyetine görede okunabilir. Dilerseniz rızık duası olarak dilerseniz dilek duası olarakta okuyabilirsiniz. Duaya geçmeden önce kısa bir şekilde İmamı Azam hazretlerini tanıyalım..

İmam Âzam (büyük İmam) lâkabıyla bilinen, Ebû Hanife künyesiyle meşhur Numân b. Sâbit b. Zevta (Zûta) mutlak müctehid ve fıkıhta Hanefi mezhebinin imamı. Derin ilmi, keskin zekası, aklı, zühdü, takvası, hilmi, salahı ve cömertliği yüzlerce kitaplara yazılıp anlatılmıştır. Talebesi pek çok olup, büyük müctehidler, âlimler yetiştirdi.

Kaynaklarda -Hafız en-Necm el-Gayzî’den naklen- bildirildiğine göre, İmam-ı Azam şöyle demiştir:

“Yüce Rabbimi rüyamda doksan dokuz kere gördüm -kendi kendime “Eger Rabbimi yüzüncü defa görürsem “Kıyamet gününde mahluklar ne ile azabından kurtulacak?”diye kendisine soracağım dedim”

Arkasından Hak Sübhanehü ve Teala’yı gördüm ve “Ey Rabbim! Senin koruman güçlüdür, övgün yücedir ve isimlerin mukaddestir. Kıyamet gününde kulların senin azabından ne ile kurtulur?” dedim, Hak Sübhanehu ve Teala şu cevabı verdi:

“Her kim sabah, akşam namazından sonra?”Sübhanel ebediyyil ebed…” duasını okursa azabımdan kurtulur.”
Duanın tamamı -Arapça ve Latin harfleriyle- şöyledir:

TÜRKÇE OKUNUŞU:
Sübhâne’l-ebediyyi’l ebed. Sübhâne’I-vâhidi’I-ehad. Sübhâne’l-fer-di’s-samed. Sübhâne râfii’s-semâi biğayri amed. Sübhâne men beseta’l-arda alâ nıâin cemed. Sübhâne men haleka’l-halka feahsâhüm aded. Sübhâne men kaseme’r-rızka ve lem yense ehad. Sübhâne’l-lezî lem yet-tehız sâhıbeten velâ veled. Sübhâne’l-Iezi lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehû küfüven ehad. Sübhâne men yerânî ve ya’rifü mekâni ve yerzükunî velâ yensânî.

TÜRKÇE ANLAMI:
Ebedi ve ebed olan Allah’ı teşbih ederim. Vâhid ve Ehad olan Allah’ı teşbih ederim. Tek ve Samed olan Allah’ı teşbih ederim. Semâyı direksiz olarak kaldıran Allah’ı teşbih ederim. Yeryüzünü, donmuş su üzerine yayan Allah’ı teşbih ederim. Mahlûkatı yaratıp, onlan adetlendiren Allah’ı teşbih ederim. Rızkı taksim edip, birini dahi unutmayan Allah’ı teşbih ederim. Eş ve evlât edinmeyen Allah’ı teşbih ederim. Doğurmayan, doğurulmayan ve hiçbir şey kendisine denk olmayan Allah’ı teşbih ederim.

Beni gören, yerimi bilen ve beni unutmadan rızkımı veren Allah’ı teşbih ederim.»