Amr Bin Abese Sahabe Hayatı

Amr bin Abese R.a Sahabe i Kiramların büyüklerindendir. Amr bin Abese radıyallâhü anh ilk Müslümanlardandır. Amr bin Abese, Beni Süleym kabilesine bağlıydı. Cahiliye devrinde bile hakkı aramaya çalışan bir sahabeydi.

AMR B. ABESE
(Daha Cahiliyedeyken yeni din arıyordu)
Gençliğinin ilk dönemini ezeli hakikat… Aklın ve kalbinin inandığı yeni dini arayarak geçirdi,. Putlara tapmaktan aklın basitliği olarak görüyordu. Hatta onu, akıllı birisinin yapmaması gereken batıl bir hareket olarak görüyordu. Künyesi Ebu Nuceyh olan Amr b. Abese, devamlı bir çaba ve gayretle putlara tapmaktan kurtuluş yolu arıyordu.. Nihayet bir gün Teymalı ehli Kitabtan olan bir adamla karşılaştı.. Ona; Ben, bir bedevinin, üzeride tenceresinikoymak için taşlar topladığını.. Yemeğini hazırladıktan sonra sonra da topladığı taşların en güzelini seçip ona secde ettiğini görüyorum. O gittiği yerde böyle yapıyor… Yani konakladığı yerde kendisine tapacağı bir taş buluyor.. Bu, aklın kabul edemediği batıl bir bareket dedi

Adam da ona:
— “Bizim elimizdeki kitap: Mekke den kavminin ilahlarını reddeden ve o ilâhlardan başkasına davet eden bir adam çıkacak diyor. Sen o adamı gördüğünde ona uy” O, en üstün dini getirecek” dedi

Bu sözlerle, Amr b. Abese’nin zihninden sapıklık bulutları dağıldı. Yeni dini getirecek kişiyi aramak üzere devesini Mekkeye doğru sürdü,, Karşılaştığı herkese şöyle soruyordu. Memleketinizde yeni bir şey oldu mu?.. Zihninde çizilen büyük soru işaretlerine verilecek cevabı hiçbir Mekke’liden alamadı. Bu adamâ ait haberi takip etmek üzere devamlı Mekke’ye gidip geliyordu Nihayet ona Habet geldi Muhammed b. Abdullah, kendisine semadan inen bir vahiyden bahsediyor o şu anda Ukaz’da oturuyor dediler.
Amr b. Abese Adımlarını Ukaz a çevirdi. Rasulullah’ın S.a.v
orada Oturduğunu, yanında Ebü Bekr’le Bilal’in olduğunu gördü.

Hz. Peygamber’e
— “Sen hmsın? dedi.Rasûlullah:
| “Ben Peygamber’im” diye cevap verdi.
Amr:
– “Seni kim gönderdi?” dedi.
Rasûlullah (s.a.v.):
– “Beni Allah gönderdi” dedi.

Amr:
– “Seni ne ile gönderdi? diye sordu.
Hz. Peygamber:
– ‘Tek ve ortağı olmayan Allah’a ibadet, kan dökmemek, putları kırmak, sıla-i rahim yapmak ve yol güvenliğini sağlamakla gönderdi..” dedi.

Amr, aradığı yeni dinin Peygamber’in (s.a.v.) bahsettiği o din olduğunu anladı ve Rasûlullah’a sordu:
– “Bu işte sana kimler uydu?”
Rasûlullah:
– “Yanımda iki kişi var: Ebu Bekir’le Bilâl..” dedi.

Bu sebeple Amr şöyle der:
– “Ben, İslâm’a girenlerin dördüncüsü idim.” Amr b. Abese bey’at ettikten sonra, Rasûlullah’a (s.a.v.) sordu:
– “Senin yanında mı kalayım? Yoksa Kavmimin yanına mı gideyim?”

Rasûlullah (s.a.v.) ona:
– “Ailenin yanına dön.. Benim davamın güçlendiğini duyduğunda, tekrar yanıma gel..” dedi.
Amr, kavmi Suleym oğullarına döndü.. Uzun süre orada kaldı. Bedir, Uhud, Hendek,

Hudeybiye ve Hayber olayları geçtikten sonra, Medine’ ye Rasûlullah’ın yanına geldi ve ona:
– “Ya Rasûlellah! Beni tanıyor musun? dedi.

Rasûlullah: –
– “Evet.. Sen Mekke’de bana gelen Suleymli kişisin. Bana şunları şunları sordun.. Ben de sana: Şöyle şöyle cevap verdim, dedi.

Amr ona:
– “Ey Allah’ın nebisi! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret” dedi.Rasûlullah (s.a.v.) ona, namazı ve abdesti öğretti., ve onların Allah katındaki sevaplarını açıkladı.

Peygamber (s.a.v.) ona:
– “Sabah namazını kıldığında, güneş doğuncaya kadar, namazı kes. Güneş doğduğunda, yükselinceye kadar namaz kılma.. Çünkü güneş şeytanın boynuzları1 arasından doğar.. Ve o sırada kafirler ona secde ederler… Güneş bir veya iki mızrak boyu yükseldiğinde namaz kıl,, çünkü namaz ispatlı şahitlidir.2 Onu mızrağın gölgesi dimdik du-runcaya kadar kılmaya devam et. Sonra namazı kes. Çünkü o zaman cehennem kızdırılır. Gölge döndüğü zaman yine namaz kıl. Çünkü namaz ispatlı şahitlidir. Onu ta ikindiye kadar kılmaya devam et. İkindiyi kıldıktan sonra namazı kes. Güneş batıncaya kadar namaz kılma… Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasında batar. O zaman kafirler güneşe secde ederler” dedi.
Ben:
– “Ya Rasûlellah! Bana abdesti de anlatırmısın?” dedim.

Rasûlullah (s.a.v.) şöyle cevap verdi:
-“Sizden hiç birkimse yoktur ki, abdest suyunu hazırlayarak ağzına ve burnuna su alıp burnunu temizlesin de, ağzının ve burnunun günahları su ile birlikte akıp gitmesin. Sonra Allah’ın emrettiği gibi yüzünü yıkasında. Yüzünün günahları su ile birlikte sakalının etrafından dökülmesin. Sonra ellerini dirsekleriyle beraber yıkasın da su ile birlikte başının günahları saçlarının kenarlarından dökülmesin. Sonra Allah’ın emrettiği gibi, ayaklarını topuklarıyla birlikte yıkasında ayaklarının günahları su ile birlikte parmak uçlarından dökülmesin Eğer bu kişi kalkar da, Allah’a hamd ve ona lâyık olduğu şekilde senada bulu-nur ve iki rekat namaz kılarsa günahlarından, annesinin doğurduğu günkü şekliyle temizlenmiş olur.”

Abr İbn Abese bu hadisi, yüce sahabi Ebu Umame’ye anlattı. O
da:
– “Amr! söylediğine dikkat et.. Sen bunu Resûlullah’tan (s.a.v.) duydun mu? dedi.
Amr: Şeytanın boynuzu tabiri ihtilaflıdır: İki boynuzdan maksat, başın iki yanıdır. Nevevi, bu sözü daha kuvvetli bulmaktadır. Ulema şöyle izah eder: Güneş doğarken ve batarken şeytan başını güneşe yaklaştırır ve güneş tepesinden doğar. Sanki iki boynuzu varmış da onların arasından doğuyormuş gibi gözükür. Bu suretle güneşe tapanlar adeta ona secde etmiş gibi olurlar.2 İspatlı şahitli: Melekler tarafından şahit ve hazır olunmuş anlamına gelir.— “Ebu Umame! Artık yaşlandım. Kemiklerim zayıfladı. Ecelim yaklaştı. Ne Allah’a karşı yalan söylemeye ihtiyacım var ne de Rasûlullah’a… Bunu Rasûlullah’tan yedi veya sekiz defa hatta daha fazla duydum..” diye cevap verdi.

Abid ve çok tövbe eden Amr İbn Abese hayatının geri kalan kısmını Medine’de geçirdi. Rasûlullah’ın (s.a.v.) toplantılarına getir., içini nurla doldurur ve önünde, Allah’a giden yolu açan İslâmî esasları aiırdı» Son derece temiz bir halde, birbirlerinden hoşnut olarak Rabb’ine kavuşmuştu.